Ruh

Hayat Mertebeleri

TRT televizyonunda çok ilginç bir İngiliz filmi seyrettim. Genç bir anne ve iki küçük çocuğu çok büyük bir evde yaşıyor. Önce kız çocuk evde başka bir çocuk görüyor ama kendisinden başka gören yok. Annesi inanmıyor. Bu anne dinine çok düşkün bir hıristiyan olup çocuklarına devamlı dini bilgiler okutturuyor İncil okutturuyor. Katı bir disiplin uyguluyor. Sonra […]

Devamı »

Ölüm Rabıtası (Rabıta-i Mevt)

Rabita-i Mevt nedir ve nasıl yapılır? Ciddi bir konsantrasyon haline girerek “öldüğünüzü ve o andan itibaren olacak şeyleri” hayal etmenizdir. Arasıra yapılmasında büyük fayda var. Öldüğünüzü, yakınlarınızın ağladığını, sonra cenaze işlerine başladıklarını, cesedinizin defnedilmeden önce yıkandığını, kefenlendiğini, sonra tabutla camiye götürüldüğünü, cenaze namazınızın kılındığını, sonra kazılmış kabir çukuruna götürüldüğünüzü, kabre yerleştirildiğinizi, sağ tarafınıza yatırıldığınızı, üstünüze […]

Devamı »

Tarikatlerde Letaif

Tarikatlarda üstünde durulan “letaif” denen ruhani varlıklarımız hakkında bir yazıdır. Letaif kelimesi Arapçadan geliyor. Latifeler demektir; tarikatlerde insanın soyut yönleri veya manevi cihazları gibi anlamlarda kullanılır. Tarikatlarda bahsedilen göğüsteki beş latifenin ilginç bir bir kuvveti var. Eskiden ben zikir yaparken bunlar her defasında değişik yöne fena halde çalışırdı. Kalp, ruh, sır, hafi, ahfa adlarında beş […]

Devamı »

Fuzuli işleri terk

Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: Kişinin kendisini ilgilendirmeyen şeyi terk etmesi müslümanlığının güzelliğindendir. (Tâc 1/28) Aklî melekeleri inkişaf etmiş, vicdanı yüce manaları emmeye alışmış, ruhu yüksek ve ulvî, ruhanî ve nuranî tabloları hayaline getirmekle onlardan manevi feyiz almaya alışmış kimse daima iyi şeylerle, faydalı, manalı ve lüzumlu işlerle uğraşır; vaktini bu gibi şeylere […]

Devamı »

Lezzeti Şükür İçin İsteyin

Bir zaman Hz. Gavs-ı âzam (K.S.) Şeyh Geylâni’nin terbiyesinde nazdar ve ihtiyâre bir hanımın bir tek evlâdı bulunuyormuş.O muhterem ihtiyâre, gitmiş oğlunun hücresine. Bakıyor ki oğlu bir parça kuru ve siyah ekmek yiyor. O riyâzattan zafiyetiyle validesinin şefkatini celbetmiş. Ona acımış. Sonra Hz. Gavs’ın (K.S.) yanına şekva için gitmiş. Bakmış ki Hazreti Gavs (K.S.) kızartılmış […]

Devamı »