Şeytan, Nas Suresi ve Telkin

Tarih: 31 Ağustos 2008

Kuran-ı Kerîm’in sonunda bulunan bu kısa surenin hal ve hareketlerimizi düzeltmede, hatalardan korunmada ve yanlış hareketleri benimsemememiz için çok büyük değeri var. Her gün (anlamının bilerek ve farkında olarak) çok ciddi bir konsantrasyonla okunmalı. Beş vakit namazlarımızın her bir vaktinde en azından bir rekâtında ama günde beş vakit namazlarımızda önemle okumalıyız. Her “eûzü” deyişimizde kalbimizden çok büyük bir istek ve arzuyla Allaha sığınma talebinde bulunmamız şart. Surenin tümümün etkisiyle mahiyetimiz manevi bir zırhla korunma içine girer.

Nas suresine sıkı sıkı sarılmamız gerektiğinin sebepleri çok. Sadece Şeytan’ın vesveselerine karşı değil. Çünkü içinde “minelcinneti vennas” sözlerinin bulunması gösteriyor ki tehlikeler daha da geniş.

Şeytan çok ileri derecede ilim sahibidir ve Allahın izin verdiği ölçülerde, Allah’tan izin alarak kendi belirlemiş olduğu sınırlarda haddi asla aşmaz, kıyamete kadar da haddi aşmayacaktır. Bir sınırda “Ben Rabbimden Korkarım” der insanı kötülükleri ile yalnız bırakır kaçar. Kendisi mesul olmamaya çalışır, çünkü amacı sadece insanın mahiyetindeki kötülükleri ispat etmektir. Adem (A.S)’ın yaratılışından beri davası budur. Kendisini insanın kötülüklerinden mesul bile tutmayacak derecede işini temiz yaptığına inanır. İşi ise sadece kötülüklere meyledecek insanlara mahiyetindeki kötülükleri hatırlatmaktır, akıl vermektir, bitmek tükenmek bilmeyen fikirler fısıldayarak insanın kafasını karıştırmaktır, kötü niyetlerimizi bize unutturmamaktır. Der ki o kötülüklere ben sahip değilim. İnsan sahiptir. İşte buna Ramazan Ayı bir delildir. Şeytanlar bu ayda bağlanıyor, insanlara bir şey fısıldamaz hale geliyorlar. Ama insanlar yine her türlü kötülüğe devam ediyor. Demek ki kötülük kendimizde.

Şeytanın gerçek kötülüğü başkadır. Bu dünyada bizimle olan davası o kötülüğün yanında çok hafif kalıyor. Adem peygambere secde etmeyerek, ona kibrinde inat ederek Allaha isyan etmiştir. O’nun huzurundan da Cennet’ten de kovulmuştur. Sonraki bazı peygamberlerin tövbe çağrılarına uymamış, isyanından geri dönmemiştir. Adem peygambere ve dolayısıyla bütün insanlara kibir taşımaktadır. Kâinatta en sevmediği varlık ise peygamber efendimizdir.
Her şeye rağmen insanın kalitesizliği iddiasında çok kararlıdır. Bazı rivayetlere göre kıyametten önce tövbe edecektir. Böyle inanıyormuş. Bence şu anda “Haklı olduğum apaçık ortada” diye kendisiyle övünüyordur. Çünkü insanoğlu dünyada zulümlere doymuyor.

İnsan ve Cin şeytanlar farklı. Bunlar Şeytan gibi insanları kötülük yapmaya teşvik eder. Bu açıdan kendilerine cin ve insan şeytanlar denmiştir. Gerçek şeytan değildirler. Bunlar kötülüklerde zulümlerde çok aşırı giderler. Her kötülüğü sınır tanımadan yaparlar.

Ne kadar dindar olursak olalım bilgimiz az ve yetersiz ise biz dahi çevremizdeki insanların kafalarını karıştırır dururuz.
Adam bir sevap işleyecek, yol keseriz; “Yarın yap, şimdi şunu yapalım.”..
Adam namaz kılacak, “Ben de daha kılmadım. Şu işi bitirelim sonra kılalım.”..
Çocuk ders çalışacak “Gel bana yardım et sonra yaparsın.”..
Bu örnekler aklıma gelen en hafif örnekler.

Birbirimizi her ikna etmeye çalışmamız bir telkindir. Her fikir öne sürmemiz bir telkindir. İnsanlar şimdi kabul etmeyebilir, şimdi inanmayabilir ama bilinçaltında yer eder. Bu telkinler başka bir zaman o kişide uygulamalara dökülür.
Bu açıdan insan şeytanlar çok daha fazla tehlikelidir.

Telkinin bir başka yönü de yine bilinçaltına yer eden “şahit olunan” hareketlerdir.

Zararlı telkinlerden zarar görmememizin tek çaresi Nas Suresi kalesine girmemizdir.

Hipnoz da telkin türlerindendir. Daha bizim hiç bilmediğimiz telkin yolları vardır. Adam senin yanında birkaç dakika durmakla seni istediği konuda telkin eder. Bu tür olaylar metafizik ilmine giriyor.

Onun için Nas Suresine çok büyük bir önemle sarılmalıyız.

Açıklamalar:
1- Okuduğunuz yazı hakkında sorunuzu veya yorumunuzu aşağıya yazabilirsiniz.
2- Yazılarımı RSS ile takip edebilirsiniz.
3- Tüm yazılarım kendi tecrübelerimin ve araştırmalarımın eseridir.

Yukardaki yazı ile ilgili ek bilgiler ve yorumlar:

  1. Arzu-hal dedi ki:

    Namazların iki rekatlı son sünnetlerinde, zammı sure olarak felak ve nas surelerini okumanın insanı kötülüklerden koruduğunu duymuştum. Genelde bu şekilde kılarım namazları. Zira buna çok ihtiyacımız var.

  2. fuadyusufoglu dedi ki:

    Hakikaten bizlerin bu iki sureye çok ihtiyacımız var…Hele bu bizim zamanımızda…O kadar Şeytanlaşmış insanlar varki Eliyazu billah Allah (c.c.) bizleri ve sizleri onların şerrinden korusun..Amin…Allah (c.c.) senden razi olsun…

  3. emre dedi ki:

    Hayatım o kadar anlamsız ki,anlamını ben bile çözemedim.Her gün her dakika düşünceli saatlerim var benim düşünmeden edemiyorum ve biliyorum ki Allah akıl vermiş düşün diye,fikir vermiş uyguya sın diye.Olmazları olur görmekten bıktım artık neden kendimle yüzleşemiyorum neden bana da ayna tutacak biri yok neden her dakika düşünmek zorundayım neden her saniye bir önceki saniye yi neden yaşadım ne için yaşadım ve neden bu sorular ın cevaplarını aradığımı bile bilmiyorum. Aslında biliyorum ama dedim ya kendim le yüzleşemiyorum. Olanlar olacakları kovalıyor ve ben onalar a yetişemiyorum. Ve ben neden hayat ı toz pembe göremiyorum. Nende kimseye derdimi açamıyorum kafama taktıklarımı değil kalbimin ağrısını anlatamıyorum. Hiç düşündünüz mü? Allah (cc) yarattığı her kulunun tövbesini kabul edebiliyor acaba şeytan da tövbe etse kabul eder mi? Ben şeytan a yalvarıyorum tövbe et diye tövbe et ki savaşmamız gereken tek şey nefsimiz olsun ve daha az günah işleyelim. Bu soruları soruyorum kendime. Ve en sonunda diyorum ki acaba şeytan tövbe eder mi? Kim bilebilir ki bunun cevabını!!!Allah ım sen benim aklıma mukayyet ol…

  4. E. Ali dedi ki:

    Şeytanı çoğumuz yanlış tanıyoruz. Onun kıyamete kadar bir davası var o da şu: İnsanoğlunun kalitesizliğini ispat etmek. O böyle inanıyor. Çünkü insanların yeryüzünde kan dökmeleri bozgunculuk yapmaları insanın kendi özelliğidir.İnsanın yapısı meleklerin bile anlayamayacağı bir şekilde olduğu gerçeğini Kurandan okuyoruz biliyoruz. İnsan iyiye de kötüye de meyledebiliyor. Dünya hayatında Allahın peygamberleri insanları doğru yola sevk eder. Şeytan ise bu gerçek değil der. Ben insanın iç yüzünü açığa çıkaracağım diye inat eder elinden geleni yapar.Elbette şeytanın bu inadı yanlış. Yanlış olmasına yanlış ama çok basit değil. Çünkü bilin ki şeytan olmasaydı bile insanlardan yine kötüye meyledenler olacaktı. İşte işin esas ilginç tarafı bu. Şeytanın anlam veremediği şey de bu. Onun için “Allah kendisine isyan edebilecek kulları nasl yaratabilir ve bunları niçin yeryüzünde kainatın halifesi eder” diye hayret etmiş, sonra isyan etmiş.İnsana çok büyük değer verilmiş olmasına şiddetle karşı çıkıyor.Bize gelince, Yüce Rabbimiz Allah (c.c.) bize değer vermiş. Bizi muhatab kabul etmiş. Keşke bu güzelliği görebilsek aklımızı başımıza alabilsek. Allaha iyi birer kul olmaktan başka amacımız olmasa…