Peygamber efendimiz sıradan bir insan mıydı?

Tarih: 30 Nisan 2009

Peygamber efendimiz sıradan bir insan değildi. Hiçbir surette benim gibi senin gibi değildi.

İnternette vahhabi itikadı benzeri bir anlayış ile yazılmış, sünni ve şii mezheplerini külliyyen sapık ilan eden yazılara rastlayabiliyoruz. Aşağıdaki iki ayet tek başlarına onları ve onlar gbi düşünenleri her şeyiyle çürütmeye yeterlidir. Fazla delile hiç gerek görmüyorum.

Peygamber efendimiz “sadece dünya hayatındaki gündelik yaşantısı itibarıyla” insanların islam dinini yaşamalarına en iyi örnek olabilmesi için sıradan bir insan gibi yaşardı ama hepsi o kadar.

Sizden bir ücret değil ancak yakınlarım için sevgi istiyorum. (Şûra 23)

Bu ayet Kuranda yazılıdır. Peygamber efendimiz, “Yakınlarımı sevin” diyor, bunu demesini ise Allah emrediyor. Niçindir? Yakınlarının kollanıp gözetilmesi için midir? Hayır. Onları sevmekle insanlar nasıl müslüman olmaları gerektiğini anlarlar. Onlar müslümanlara nur kazandırma rehberleridir. Yani onları sevmek ancak bizim yararımızadır.

Elbette peygamber efendimizi çok seveceğiz. Elbette yakınlarını ve O’na yakın insanları da çok seveceğiz. Bunlar kuranda kesin olarak gerekli kılınmış.

Peki madem yakınlarını dahi sevmemiz Allahın emri, o halde kendisini nasıl seveceğiz? Sevgimiz ne türde ne şekilde olacak, peygamber efendimizin ne değerde olacağını nereden anlayacağız? Örnekler çok ama Kurandan sadece bir örneği fazlasıyla yeterli buluyorum:

Allah ve melekleri Nebi’ye salat ederler. Ey iman edenler siz de O’na salat edin. (Ahzab 56)

O elbette Allahın çok önemli bir kuludur, bu sapıtmışların iddia ettikleri gibi benim gibi bir adam değildir. Bütün melekler ve hatta Allah kendisi O’na salat edip durdukları Kuran-ı Kerîmde apaçık yazılı iken bu akılsızlar hangi delil ile ve hangi akıl ile O’nun sıradan bir insan olduğunu iddia ediyorlar ve O’nun değerini bilerek gerektiği gibi seven biz sünnileri sapıtmışlıkla suçlayabiliyorlar? Sıradan bir insana niçin bütün melekler ve hatta Allah salat edip dursun ki? Bunu da mı anlayamıyorlar?

1400 yıldır en önemli islam alimlerimizin titizlikle korudukları, bugünlere naklettikleri, tasdik ettikleri bütün gerçeklere “hurafe” diyorlar ve mevcut sünni ve şii islam anlayışlarının tam anlamıyla bozulmuş, tahrif olmuş, tamamen batıl olmuş olduğunu kesin ve net bir dille haykırıyorlar!

Amaçları islam dini ile ilgili her şeyi bütünüyle devreden çıkararak Kuran-ı Kerim’i tek bırakıp onu da kendi görüşleri ile yorumlayarak islam dinini sırf kendi çıkarları için kullanmaktır.

Onlara uyan insanlarda akıl yok. Hayatları boyunca kibirleri yüzünden, kalplerindeki hastalık yüzünden Allaha kul olamadılar. Zamanla, akıllarının ermediği her şeyi inançlarından çıkarmak istediler. Sonunda kendi anlayışlarına uygun sözler söyleyen sahtekârları tanıyınca onları kendilerine rehber edindiler, onların terbiyesine teslim oldular.

Allaha yönelmek yerine Allahın kullarını yönlendirmekle o kadar uğraştılar, o insanları o kadar hor gördüler ki Allahı bırakıp da Onun kullarına nefret beslemekle meşgul olmaları onlara Allahı tamamen unutturdu. Kendi kör akıllarıyla bir yol uydurmaya çalıştılar ama bu arayış onları daha da batırdı. Sonunda din saptırıcılarının borazanı oldular.

O elebaşı hocalar “sadece şimdilik” Kurandaki bazı ayetlere ilişmiyorlar. Tövbe etmezlerse bu gidişle kendi görüşlerine uymayan Kuran ayetlerinin sahte olduklarını bile iddia edebilirler. En başta herhalde yukarda verdiğim iki örnek ayet ve benzerleri canlarını sıkar onları rahatsız eder! Allah hidayet nasip etsin âmin.

Açıklamalar:
1- Okuduğunuz yazı hakkında sorunuzu veya yorumunuzu aşağıya yazabilirsiniz.
2- Yazılarımı RSS ile takip edebilirsiniz.
3- Tüm yazılarım kendi tecrübelerimin ve araştırmalarımın eseridir.

Yukardaki yazı ile ilgili ek bilgiler ve yorumlar:

  1. Ay-sima dedi ki:

    Ehli bidat nedir? bizleri aydınlatırsanız sevinirim.Bir de, bizler sırf mealden kuranı kerimi anlayabilir miyiz? hüküm çıkarabilir miyiz? bizler de ictihat yapabilir miyiz?Her ayetin sebebi nüzulu var, sebebi nüzulünü bilmeden örneklendirebilir miyiz?şimdiden teşekkür ederim.

  2. E. Ali dedi ki:

    Aysima:Sorunuzu bu konunun dışında tutarak cevaplıyorum.Ehlibidat, bidat uyduranlara ve bidatlere sahip çıkanlara denir.Bidat çeşitlere ayrılıyor ama en önemli ve en başta dikkate alınması gerekeni bilirsiniz şudur:İslam dininin vecibelerine (gerektirdiklerine) sonradan yenilik getirmek veya onlarda değişiklik yapmak, ve İslam dinine yeni vecibeler kazandırmak / bazılarını terk etmek gibi şeylerdir.Kuranı Kerimi manasını bilerek düzenli bir plan ve program dâhilinde devamlı ömür boyunca okumak gerekiyor. Okuyup içindeki mesajları kalbimizin, ruhumuzun, aklımızın, nefsimizin alması – anlaması için dikkat etmeliyiz. Okurken durup durup düşünmeliyiz. Bunun için âlim olacak derecede eğitim almış olmak gerekmez.Kuran ile hüküm vermeye gelince bu mesele çok ince. Ne ne ile tatbik edilecek?Örnek: Ben kuran okudum hırsızın elini şöyle şöyle kes yazıyor. Sonra evime hırsız girdi. Tutup adamın elini kesecek miyim?Sadece kuran yeter diyenler bunu istiyor. Bir de elbette kuranı tamamen hayatlarımızdan çıkarmak gibi gizli amaçları vardır. Aşağıdaki satırlara sonuna kadar dikkat edin.Kuranda kadınlar için dışarıda ve namahremlerin yanında siyah çarşaf giymek gerektiği çok kesin bir dille yazmıyor (gerçi dışarıda şu filan giysinizi giyin diye kuranda emir vardır, o görmezden gelinir). Peygamber efendimizin ailesinden bütün hanımlar, bütün sahabe hanımları hele bazılarının maddi imkânları çok yüksek olduğu halde hepsi dışarıda tek tip siyah çarşaf giymiş. Eee ne var bunlar kuranda yazmıyor peygamber efendimizin ve sahabelerin uygulamaları da beni hiç alakadar etmez diyorsanız bir daha düşünün tekrar tekrar düşünün.Zaten alakadar etmeyenlere kuran yeter hatta o bile gerekli değildir. Amaçları şu şekilde:Hele önce şu peygamberle sahabeleri başımızdan bir savalım da “hayatımıza girmemiş kuranı” yok etmek çok kolay.(Bunun için ise öncelikle peygamberle sahabeleri aramıza getiren kişileri saf dışı etmeleri gerekiyor. Olay budur.)

  3. Ay-sima dedi ki:

    Teşekkür ederim. Ehli bidat daha farklı algılanıyor sanırım, ya da ben tam anlıyamıyorum.. aydınlanmak istedimPeygamber efendimiz (sav.) şefaat edecek olarak biliyoruz. hadisi şerifler var. Fakat; şefaati adam kayırma olarak görenlerde var, onlar ise sadece kurandan ayetle kabul ediyorlar kuranı kerimde de şefaat edecegine binaen ayetler var bunları sundugumuzda, (bu ayetler begenilmedi sanırım) başka ayetlerle şefaat edilmeyecegi yazıyor yazıyorda bu ayetin sebebi nüzulü olması gerekmez mi? sırf mealden kuran okursak tefsire bakmazsak ayeti ayetle çürütmeye kalkarız… zaten hadis felan kabul edemiyoruz… ne olacak sonumuz?

  4. sahın dedi ki:

    hiç bir peygamberi tartışamayız allah [cc] son kitap kuran son peygamber hz.muhammed mustafa {s.a.s} diyor. allah [cc] kitabıma uyun diyor ya cennet ime yada cehennemime girin diyor biz kullara biz hangi yolu secersek kazanırız bunuda bize bırakıyor, hiç bir insan kardeşinin cehenneme girmesini istemez,bize sadece hayırlı yola tabi olmak kalıyor.bize akıl göz kulak beyin her şeyi vermiş biz hala başkaları tarafından yönlendiriyoruz neden.aç kitabı oku bul nerde yanlış yaptım neresi doğru sen bul o yüzden peyganberleri tartışmayalım hayatlarını okuyalım ve neler yaşamışlar ne zulumlerle karşılaşmışlar ne şartlarda islamiyeti yaymışlar ve oturup ağlayalım bir damla göz yaşı dökülsün gözümüzden.allah [cc]hepimize hidayet etsin amin