Günahları Kovmak

Tarih: 26 Temmuz 2008

Yazımın ana konusu: “Günahlara meyletmemek için kendimizi nasıl koruyabiliriz.”
Bu konuda çok faydalı çok kıymetli bilgiler…

Günahlara meyletmemiz normaldir, olması gerekendir. Önemli olan günah işlememeye çalışmamız, bunda başarılı olabilmemizdir. Toplumumuzda “günah” deyince hemen akla cinsel konular geliyor. Halbuki mesela kalp kırmak, ticarette hile yapmak, insanlarla dalga geçmek, tembel olmak, yakınlarımıza ve muhtaçlara sevgi şefkat esirgemek de günahlardandır.

Namaza başlayanlar günahların ne olduğunu bilmiyor mesela en başta evde annesini her gün kırıyor incitiyor sonra maneviyatsız kalıp dini vecibelerine devam edemiyor.
Günahları bilse bile sanıyor ki her şeyin yeri başka. Hayır öyle değil! Önemsemediğimiz öyle günahlar vardır ki bizi ibadetten ve Allahın zikrinden soğutur uzaklaştırır. Nefsimizi büsbütün azdırır. Maneviyatımızı sıfırlar.

Maneviyatsız kalmamak için araştıralım kendimize reçeteler hazırlayalım. Bu reçeteleri her gün okuyalım o gün için uygun olanları uygulayalım. Manevi gıdalarımızı alırsak günahlara hiç meyletmemek bile mümkündür. Bu ise tecrübelerle sabittir. Veya en azından kendimizi engelleyebilme gücümüz olur günahlara yuvarlanıp kaybolup gitmeyiz.
Aşağıda benim hazırladığım bir liste var. Yapabildiklerinizi yapın. Siz kendiniz araştırıp başka manevi gıda kaynakları da bulabilirsiniz.

Manevi gıdalarımızı temin etmek için gerekenlerden bazıları aşağıda.. Her birine ayetlerde ve/veya hadislerde işaret vardır. Yazdıklarım kendi uydurduğum şeyler değildir:

1- Namazları tadil-i erkânı ile tam vaktinde kılmak. Vakit çok önemlidir. Öyle ki, sünnet olan birkaç rekati eksik bırakılmış vaktinde kılınan bir namaz, eksiksiz ama vaktinden geç kılınmış namazdan üstündür. Deneyin, vaktinde namaz kılmanın size kısa sürede nasıl büyük bir güç ve huzur verdiğini göreceksiniz.

2- Muhtaçlara sadaka vermek.

3- Anneye babaya şefkatli davranıp onların yüzüne sevgi ile bakmak.

4- Hasta ziyaretlerinde bulunmak. (Konuşabilecek durumda iseler onları en iyi şekilde teselli edici olan ayetleri ve hadisleri hatırlatmalıyız. Konuşamayacak durumda iseler onlara dua etmeliyiz.)

5- Belirli vakitlerde zikir yapmak. Bu zikirler “lâ havle ve lâ kuvvete illâ billahilaliyyilazim” gibi veya “lâ ilahe illallahu vahdehu lâ şerike leh….” türünden olmalı. Çok salevat okumalı. Bunları yavaş yavaş yapmalı. Kalp doyana kadar, huzur alması bitene kadar yapılmalı. Sıkıntı verince derhal bırakılmalı başka faydalı bir şeyle uğraşılmalı. İzinsiz olarak tarikat ehlinin zikirleriyle uğraşmak (kişi bilgisiz olduğu için ve hırsla anlamını düşünmeden devamlı tekrarlayıp durduğu için) çok tehlikelidir. İnsanın cinlenmesine sebep olabilir. Örnekleri çok görülmüştür.

6- Kuran okumak ve okuduklarımızın anlamını düşünmek. Kuran okuma edeplerini öğrenmeli. En azından peygamber efendimizin gözü üstümüzde gibi düşünerek okumalıyız. Allahın bize olan hitabı ile müşerref olduğumuzun idrakinde olmalıyız. Az okuyalım çok düşünelim. Tefsirlere bakalım. Anlamını boş vererek günde on sayfa Kuran okumak mı daha faziletli yoksa bu şekilde günde sadece bir iki ayet okumak mı? İyi düşünün. Sevap hırsına kapılmayın. Her duyduğunuza inanmayın. Söylenilenler doğru olabilir ama bizim algılamamız, anlamamız yanlıştır.

7- Allah dostlarının bizim yararlanmamız için yazdıkları kitapları “sanki onların yanında okuyor gibi” edeple okumak. Sanki onlar “ne anladın” diye soruyor da onların yüzüne karşı ne anladığımızı veya anlayamadığımızı edeple saygıyla ifade ediyormuşuz gibi, onlarla sohbet ediyormuşuz gibi… Böyle konsantrasyon içinde okumalıyız. Buna rabıta halinde okumak denir. Bu şekilde okursak okuduğumuzu çok daha iyi anlarız. Feyzi bereketi yüksek olur. Kuran, hadis ve Allah dostlarının eserlerini okurken çok edepli olmalıyız. Çay ve sigara eşliğinde ve yatarak okumanın çok iyi tesiri olmaz. İlmihal kitaplarını daha serbest okuyabilirsiniz.

8- Salih kişilerle görüşmek. Bu kişilerle muhabbet geliştirmek. “Kalbden kalbe yol vardır.” Onların kalblerindeki nuraniyet kesinlikle bize akseder.

9- Seher vaktinde (imsak vakti öncesi) Yasin Suresini okumak.

10- Her zaman abdestli bulunmaya gayret etmek.

Manevi gıdamızı almamız için başka vesileler de vardır. Ben hatırlayabildiğim birkaçını yazdım. Günahlara düşmemek için, günah işleme tehlikelerinde mücadele edip başarılı olmak için bu gıdaların faydası büyüktür. Günahlarla mücadele etmek ise derecelerimizi yükseltir. Tekâmülümüz için gereklidir.

En büyük bir feyiz kaynağı da hizmette bulunmaktır. Manevi gıdalarımızı alırsak hizmetimiz çok olur. Ayrıca o hizmetler de çok büyük manevi gıda verir. Bütün bunların tümü nur üstüne nur olur. Hizmetler ise iman kuran hizmetinden tutun da ev işlerinde annenize veya eşinize yardım etmekten sokaktaki kedilere kuşlara su ve yiyecek vermeye kadar, sokakta yoldaki bir taşı kenara çekmeye kadar çok geniş bir alanı kapsar. Vereceği fayda çok büyüktür. Herkesin kendi durumuna ve kişiliğine uygun hizmetler mutlaka vardır.

Bütün bu yazdıklarım ayrıca insana çok sevap kazandıran şeylerdir. Demek ki “sevaplar” belki ahiretten çok bu dünyada işimize yarıyor çünkü bizi ahiret için hazırlığımızda güçlendiriyor. Sevaplı çalışmalar aynı zamanda manevi gıdalarımızdır.

Açıklamalar:
1- Okuduğunuz yazı hakkında sorunuzu veya yorumunuzu aşağıya yazabilirsiniz.
2- Yazılarımı RSS ile takip edebilirsiniz.
3- Tüm yazılarım kendi tecrübelerimin ve araştırmalarımın eseridir.

Yukardaki yazı ile ilgili ek bilgiler ve yorumlar:

  1. Ay-sima dedi ki:

    Her bela, her günah zikirsizlikden ileri geliyor (Allah'ı unutmak dan ileri geliyor)zuhruf suresinde ''Her kim Rahmanın zikrinden yüz çevirirse biz ona şeytanı musallat ederiz. Artık o(şeytan) onun yakın arkadaşı olur.'' buyruluyor.İmamı gazali hazretleri: ''Bir lahza zikirden boş kalanı, yumurtanın beyazının, sarısını kaplaması gibi şeytan kaplar ve o zaman şeytan ona ne olsa yaptırır buyuruyor.''

  2. Arzu-hal dedi ki:

    6. maddeye yönelik olarak;Kur'an-ı Kerim'i arapça okumanın türkçesinden okumaktan insana daha büyük bir zevk verdiği muhakkak. Ama arasıra da olsa anladığımız dilden okumalıyız. Çünkü Kur'an-ı Kerim, bize anlamamız, emirleri tatbik etmemiz için gönderildi, sırf okumak için değil. Eğer anlamadan okuyorsak bunlara nasıl uyabiliriz? Keşke hepimiz arapça bilebilsek ve hem Kur'an-ı Kerim'i aslından okumuş, hem de manasını düşünebilmiş olabilsek.Hanımlarda bu çok görülen birşey. Arapça okumaya gayret ediyorlar. Ama açıpta mealini okumak pek akıllarına gelmiyor. Sadece kulaktan dolma bilgilerle yetiniliyor.Bir madde de ben eklemek isterim.Günahlardan korunmak için, salih insanlarla beraber olmak gerekir. Sizi gerektiğinde uyaracak hakiki mümin dostlarınız olmalı. Yalnız insanı şeytan ve nefsi daha kolay kandırır. Ayrıca böyle insanların yanında ister istemez günah işlemekten çekinirsiniz ve bu sizde alışkanlık haline gelir. Artık yalnız bile olsanız günah işlemekten daha çok korkarsınız.

  3. fuadyusufoglu dedi ki:

    Selam…Evet çok güzel bilgiler Paylaştığınız için Sağolun…Bilhasa çok çok salavat okumak ve Salıh insanlarla kalmanın dahada güzel bir önemi vardır.Başarılar..

  4. neslihan dedi ki:

    esselamün aleyküm kardeslerim , manevi olarak cok zor durumda olan bir kardesinizim bu siteyi tesadüfen eskiden belli ismini duydugum fakat tanımak serefine erisemedigim ABDULKADİR GEYLANİ hazretlerinin hakkında birsey bulabilirmiyim derken buldum.bu gece Allaha sükürler olsun ki bu siteye girmek nasip oldu ve cıkmazlarda oldugum su günlerde bana bir umut isigi olacak bilgiler edindim.hepinizden ALLAH razı olsun.İNSALLAH bende salih insanlarla bir arada olma serefine nail olurum.Kardeslerim sizde belirtmişsiniz zaten cemaatin önemini,yalnızlık içinde kurtulmak için cırpınıp her defasında yeni bir felakete ugradıgımı farkettigim anda ki ızdırabımın derecesini acıklamam imkansız gibi bir sey. kendi kendime basaramadıgımı farkettim.bu acı tecrübeleri defalarca yasayan bir kardesiniz olarak felaketini farkeden kardeslerime haddim olmayak bir tavsiye ve örnek olması acısından yazıyorum.lütfen kimse yalnız basarırım diye düsünmesin sonra benim gibi yıllarını bosa harcamıs ve derin pismanlıklar içinde kalabiilirler.Nasıl olcagını bilmiyorum ama YÜCE ALLAHA bu gece beni salih temiz kullarına kavusturması ve umudu mu tamamlaması için cok dua ediyorum.sizlerden de dualarınızda bana da kücük bir yer ayırmanızı rica ediyorum. Ne kadar ihtiyacım oldugunu bu konuda ne kadar kurak oldugumu tahmin bile edemezzsiniz.güzel yorumlarınız için tesekkür ederim sitede emegi gecenlerden de Allah razı olsun.Kendi sorunlarımla basınızı agrıttım hakkınızı helal edin kardeslerim.

  5. E. Ali dedi ki:

    Sevgili Neslihan, bu yazılara yorum yazman…Buraya devamlı yorum yazan birkaç kişi var. Onların yazılarına yorum yazman…Onların sana cevap vermeleri, senin okuman düşünmen…ayrıca senin de bize bir şeyler öğretmen mümkündür..İşte bütün bunlar inan ki çok değerli bir şeydir. Sen yeter ki bu kişilerle yazılı iletişime geç.Mevlananın dediği gibi insanın aslı esası fikirleridir, ruhani, manevi yönüdür. Bunu iyi düşün. Yazılı irtibat da iyi bir arkadaşlıktır dostluktur. Ciddiye alırsan faydası büyük olur.

  6. neslihan dedi ki:

    Sayın E.Ali,cok tesekkür ederim kardesim, bunları duyduguma ne kadar sevindim bilemezsiniz,iletişime nasıl gececegimi bilemiyorum ayrıca bu gece ben cok yogun duygular yasıyorum.bu siteyi herzaman ziyaret edecegim İNSALLAH sizlerin dostluguna layık olurum. ALLAHA emanet olun.

  7. E. Ali dedi ki:

    Hüsnü zanlarınız için teşekkür ederim. Konuları manevi yönden en zor durumdaki insanlar için oluşturmaya özen göstermeye çalışıyorum. Çünkü kendi hallerime göre yazıyorum.Siz inşallah devam edin..Allahın izniyle yazılarımla ilgilenen diğer arkadaşlar sizin yeni yazacağım konulara yazacağınız görüş, eleştiri ve varsa sorularınızı onlar da okuyacak, gerek görürlerse onlar da size cevap yazacaktır. Böylece birkaç iyi dost ile fikir alışverişlerinde bulunabileceksiniz.Bana şimdiye kadar faydaları çok çok fazla oldu. Hepsinden Allah razı olsun.

  8. suuuuuuuuule dedi ki:

    nefis terbiyesi…içimdeki beni durdurmak o kadar zor oluyo ki bazen, ama o zor dediğim anlarda da allah yardımcım oluyo. ne zaman bi sıkıntıya düşsem, kapılar kapanıverse çözüm bulamasam, offfffffff diyeceğim anda hıfz ayetlerini okurum->ve sizlere de tavsiye ederim.(yanlış anlamayın beni,yardımcı olabilirsem eğer mutlu olurum)

  9. kader dedi ki:

    Mevlana Hz. diyorki '' Şehvet hastalığına yakalanan bir daha kurtulamaz.''Asrımızın bu hastalığından kurtulmak için neler yapılabilir .Aralık ayı içerisinde bu konu ile ilgilenebilirmisiniz.
    ***********
    Cevap:
    Aslında buradaki yazım bu sorundan kurtulmaya da yöneliktir. Gereksiz işlerle uğraşmak, düzensiz hayat, abur cubur yemek, namazları vaktinde kılmamak, görüştüğü sohbet ettiği arkadaşları en temiz ahlaklılarına göre seçmemek şehveti arttırır. Şehvet kuvvetin bir şeklidir. Kuvvet oraya gidiyorsa bu yazımda kuvvetin nerelere “harcanmadığına” dikkat dilmeli. Ayrıca insan iradesine hakim olmalı. Şehvet sıfırlanamaz. Hem sadece cinsellikten ibaret değildir. çok yemek, çok uyumak, çok konuşmak da şehvettendir.

  10. AHMET dedi ki:

    Rabbim irademizi inayetsiz bilgimizi hikmetsiz bırakmasın inşallah…

  11. merve dedi ki:

    ama ben kovamıyorum nedense hep ağlıyorum o yüzden