cinsellik haya ve tesettür

Tarih: 21 Ocak 2008

Haya

Kısaca bilinen anlamıyla utanma demektir; fıtrattan gelen, yaratılıştan gelen içgüdüsel bir duygudur. Bunun zıddı bir duygu da “teşhircilik duygusu”dur ki bu da içgüdüseldir. Hayâ ile insan kendisini görüntüsüyle hatta sesiyle bile sakınırken, teşhircilik duygusu ile kendisini belli etmek için elinden geleni yapar. Bunlar ortama göre ve kişiye göre değişir.

İslam dini insanların en başta vicdanlarını geliştirir. Sonra şefkat, daha sonra düşünme, sorgulama, araştırıp en iyiyi bulma melekeleri gelişir kişide. Böylece yaratılıştan gelen hayâ işlenmiş, geliştirilmiş olur. Bu arada İslam dini denince geleneksel ya da siyasi İslam anlaşılmamalıdır.

Peygamber efendimizin “hayâ imandandır” diye bir sözü vardır. İnsan ancak vicdanıyla, şefkatiyle, düşünce gücü ile gerçek anlamda hayâlı olabilir. İşte bu yazımın konusu bu anlamda hayâlı olmak ile ilgilidir. Baştan söylüyorum: Lütfen buradaki “hayâ”yı basit bir utanma anlamında değerlendirmeyin. Ayrıca hayâ her konu ile ilgilidir ama ben burada sadece cinsellikte ele aldım.

Nasıl ki aç bir insanın gözü önünde leziz yemekler yiyip onlara tattırmamak vicdansızlıktır, düşüncesizliktir, aynen onun gibi ister kadın ister erkek olsun, eğer hayâsı tamsa yani vicdanı, merhameti, aklı, düşünceliliği yerinde ise toplum içinde alımlı ve güzel bir şekilde vücudunu sergilemek istemez.

Bu sözümü çoğu kişi kabul etmeyecek. Besin açlığı ile cinsel açlığı kıyaslasalar bile kabul etmezler. Oysa gıda alma gereksinimi ve cinsel gereksinim ikisi de insan bünyesinin karşı konulamaz ihtiyaçlarıdır; ikisi de bastırılamaz, yok edilemez.

Bireyselleşme ve hayâsızlık

Toplumsal yozlaşmanın getirdiği kötülükler arasında aşırı bencilliğin had safhaya varması, bireyselliğin çok tercih edilirliği başta geliyor. Komşuluk ve akrabalık ilişkilerinin zayıflaması ve yok olması… Büyük ailelerin mazide bırakılıp çekirdek ailelere geçilmesi, bununla da yetinilmeyip boşanmaların artması..

Öte yandan hayâlılığın yok olması.. Kadınlar da erkekler de karşı cinse hoş ve çekici görünmek için, seksi görünmek için ellerinden geleni yapıyorlar.

Tesettür

İslamda tesettür sadece kadınlara değil erkeklere de yöneliktir. Mesela bazı kadınların bana yiyecek gibi bakmaları beni çok rahatsız ediyor. Hayâsız bakışlar.. Bakarken irade dışı dudak hareketleri.. Yani erkeklere de giyim sınırlamaları getirilmeli. Ben kadınların bakışlarından rahatsız oluyorsam, kadınlar erkeklerin bakışlarından elbette rahatsız oluyorlar. Bu bakışları almakta ise dış görünümümüz en büyük etken. Konumuz aslında rahatsız olmak değil, insanları heveslendirmek; kıyafet ve hal ve hareketlerle insanları cinsel yönden tahrik etme vicdansızlığı yani hayâsızlık bu yazımın konusudur.

Bakmak – Baktırmak

Bakmaktan sakınmak zor. Ama insanların diğer insanlara cazip görünmemeleri için yapacakları şeyler çok daha kolay. İnsanların namahrem kişilere bakmamaları gerektiği Kuranda apaçık emredilmiş. Kuranda insanların sakınmalarına yönelik ayetler ise daha çok.

Kimlerden sakınmak?

İslam dininde bu sakınmalar sadece karşı cinse yönelik değil. Kendi hemcinslerine de yönelik. Çünkü insanların arasında homoseksüel ve biseksüel olanların sayısı hiç de az değil. Edindiğim istatistiksel bilgiler doğru ise her altı kişiden bir kişi biseksüel (her iki cinse cinsel ilgi duyan demektir), her yüz kişiden üç kişi homoseksüel (sadece kendi cinsine karşı cinsel ilgi duyan) kişilermiş. Normal kişilere yani sadece karşı cinse ilgi duyan kişilere ise heteroseksüel deniyor. Eski yüzyıllarda İslam âlimleri vaazlarında ve yazdıkları kitaplarda homoseksüel ilişkilere karşı halka çok şey anlattıkları oldukça yaygınmış. Kadınlarda ve erkeklerde bu olasılık göz ardı edilmezmiş. Bugün camilerde hiçbir vaaz veren hoca aynı şeyi yapmıyor.

Görmezden Gelinen Cinsel Açlık

Toplumumuzda yiyecekler hakkında birbirimize merhametimiz yüksektir. “Koktu, bi parça ye..” veya şöyle bir deyimimiz vardır: Yemeğin kokusunu aldı canı çekmiştir, şimdi yemezse bi tarafı şişer”.. Yiyecekler hakkında başka bir deyim: “Gören gözün hakkı vardır.” Bir tane daha: “Biri yer biri bakar kıyamet ondan kopar..”

Halkımızın karnı aç insanları anlamasında üstüne yok. Bir yere misafirliğe giderim hemen sorarlar: Aç mısın? Ne kadar aç değilim desem de çekindiğim için söyleyemediğimi düşünerek hemen yiyecek bir şeyler hazırlayıp getirirler.

Ama insanlar cinselliği aynı şekilde ele almıyor. Hatta cinselliği büyük bir ayıp olarak, çok kötü bir şey olarak düşünüyorlar. Cinsellik de açlık gibi ele alınsa, merhametli olunsa, insanların cinsel duygularının olduğu, cinselliğin de yemek yemek gibi çok kuvvetli bir ihtiyaç olduğu görmezden gelinmese.. Kadın ve erkek herkes giyimine dikkat etse, karşı cinsi tahrik etmese günaha girmese.. Bütün bunlar ancak gerçek bir vicdan ile mümkün olabilir.

Evlilik Önemli

Kurandan bir ayet: Yoksulluktan evlenemeyen gençlerinizi evlendirin; fakirlikten kormayın, Allah onları rızıklandır.. Bu manadaydı, aynen aklımda kalmamış. Aslında dinimizde toplumsal dayanışmanın çok yüksek olduğu kesin bir gerçektir.

Evlilik dinimizde çok önem taşır. Eşinin kaybetmiş kişilerin tekrar evlenmeleri teşvik edilir. Bu konuda hadisler vardır. Çok fazla yaşlı bir sahabe, eşinin ölümü üzerine evlenmek isteyince diğerleri bunu abes bulmuşlar. Yaşlı kişi evlenmek istemesinin cinsellikle ilgili olmadığını, nikâhlı ölmekte sevap bulunduğuna dair olan hadisi onlara hatırlatmış. Ne kadar güzel bir şey. Yaşlı kadınlar, yaşlı erkekler ne kadar yaşlı olsalar da yalnız kalmamalı, eşleri olmalı.

Dulların Farkı

Henüz evlenmemiş gençler, hiç evlenmemiş bekarlar, dul kadınlar, dul erkekler.. Bütün bunlar cinsellik açısından sıkıntı yaşayan insanlar. Özellikle dul kalanlar hiç evlenmemişlere göre çok daha büyük sıkıntıdadırlar ve zina yapmaya daha yatkındırlar. Çünkü cinsel tatmine ulaşmanın en temiz en güzel yoluna alışmışlar. Genç veya olgun yaşta eşlerinden ayrı kalan insanların cinsellik yüzünden psikolojik sağlıkları bozulur.

Ayıp Sayılan Hayâlılık

Her neyse, kısacası bazılarımız batılılar gibi olma uğruna hayâ duygularını yok ediyor. Burada dinimizin din olmaktan çıkıp milli bir unsur, bir gelenek haline indirgenilmiş olmasının da büyük rolü var. Oysa İslam dini en büyük merhameti, gerçek anlamda vicdanlılığı insanlarda hâkim kılmak içindir.

“Hayâ İmandandır” hadis-i şerifi uyarınca, kimin hayâsı yok ise o kişide iman zaafa uğramış demektir. Veya hiç yoktur.

Tesettür neden sadece kadınlar içindir?

Aslında islamda böyle değil. Erkeklerin de kadınlardan sakınmak için bir tesettürü vardır. Günümüzde bunun üstünde durulmuyor.. Sokaklarda bazı çiftlere rastlarız. Kadın çarşaflıdır. Yanındaki eşi gayet serbest giyinmiş. İslamda erkeğin tesettürü şudur: Çok bol elbiseler giyinmelidir; Meselâ pantolon olarak ya oldukça bol bir pantolon ya da şalvar giyinecek. Kısa kollu gömlek ve diz üstü kısalıkta şortlar caiz değildir. Ve bir de sakal bırakması gerekiyor.

Libido Farkı

Kadınların kendilerine hâkim olmaları daha kolaydır. Cinsel arzu kadında da erkekte de eşittir ama kendilerine hâkim olabilmeleri değişiyor. Testosteron adlı hormonun etkisiyle erkeklerde libido daha yüksektir. Libido, cinsel ilişki için harekete geçme, eşe ulaşma istekliliği demektir. Doğada çoğu hayvanlarda da aynıdır. Dişi bekler, ulaşması gereken erkektir.

Belki bu yüzden olsa gerek kadınların kendilerini sakınmaları üstünde daha çok duruluyor. Nitekim toplumumuzda ve bütün dünyada cinsel tacizler, tecavüzler en çok erkekler tarafından kadınlara yapılıyor.

Doğanın kanunu: Kadın ayartır, erkek saldırır. Teşhircilik, Mevlana’nın da fihi-mafih kitabında yazdığı gibi kadınlarda daha baskındır. Kendisini gösterecek.. Vücudunun güzelliği, yüzünün güzelliği bilinmeli. Bu, doğada olan bir şey.

İnsan çalışıp gayret edip hayvanları aşmak zorunda. Hayvanlardan bir farkımız kalmazsa insanlığımızın bir anlamı olmaz.

Açıklamalar:
1- Okuduğunuz yazı hakkında sorunuzu veya yorumunuzu aşağıya yazabilirsiniz.
2- Yazılarımı RSS ile takip edebilirsiniz.
3- Tüm yazılarım kendi tecrübelerimin ve araştırmalarımın eseridir.

Yukardaki yazı ile ilgili ek bilgiler ve yorumlar:

  1. burhan yıldız dedi ki:

    güzel ifade buyurdunuz allah razı olsun