Aksakallı Dedeyi Beklemek

Tarih: 01 Eylül 2009

Nihat Hatipoğlu hoca efendi “hiç gelmeyebilir” dedi. Ben katılmıyorum. Eğer Aksakallı Dede’yi beklemek terimi mecazi bir şey ise ve bu deyim ile hayatta fırsatların sunulması, mucize kabilinden fırsatların bahşedilmesi kastediliyorsa Aksakallı Dede her zaman geliyor. Geliyor da onu görmezden gelmeyi çok iyi beceriyoruz.

Aksakallı Dede deyince aklıma Musa peygamber (A.S.) ile ilgili bir kıssa geldi.
Bir gün Musa peygambere çevresindekiler ısrar etmiş “Sen madem Allah ile konuşuyorsun onu yemeğe davet et konuşalım görüşelim” demişler.
Musa peygamber Allah ile konuştuğu dağa çıktığında daveti sunmuş. Allah tarafından ona filan gün geleceğine dair cevap gelmiş.

O gün büyük bir ziyafet hazırlamışlar ve Allah gelecek diye beklemeye koyulmuşlar. Aksakallı bir ihtiyar gelmiş “Allah rızası için biraz yiyecek” istemiş.

Musa peygamber: “Bedavadan olmaz biraz hizmet et al şu testiyi su doldur. …” vesaire vesaire adamcağızı bir güzel çalıştırmış.

Beklemişler beklemişler Allah gelmemiş. Sonuç hayal kırıklığı…

Hz. Musa (A.S.) bir dahaki sefere dağa gittiğinde “Bekledik gelmedin” diye Allaha sormuş.
Cevap ise “Hani bir ihtiyar gelmişti sen onu çalıştırmıştın ya.. Ben onun kalbinde gelmiştim ama görmediniz anlamadınız.” Şeklinde olmuş.

Allah kullarına zulmetmez sadece kullar haddini bilmez. Hep daha fazlasını isterken elimizdekilerin değerini bilmeyiz. Bir değer elimize ilk geçtiğinde seviniriz ama kısa sürede onun değeri bize bir şey ifade etmez olur.

Kuran ayetleri bizi bize en iyi anlatan tariflerle doludur. Aklımda kalan birkaç ayet var.. Siz de biraz okusanız çok şey görebilirsiniz.

Açıklamalar:
1- Okuduğunuz yazı hakkında sorunuzu veya yorumunuzu aşağıya yazabilirsiniz.
2- Yazılarımı RSS ile takip edebilirsiniz.
3- Tüm yazılarım kendi tecrübelerimin ve araştırmalarımın eseridir.

Soru ve Yorum yazma bir süre için kaldırıldı.